ankara tüp bebek

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

E-mail : info@ankaratupbebek.com.tr
  Telefon : (0312) 472 33 34
             

İleri Kadın Yaşı ve Doğurganlık

Tüp Bebek Tedavisinde İleri Kadın Yaşı ve Doğurganlık

Kadın yaşının genç olması ve over rezervin iyi olması başarı üzerinde etkili en önemli faktörlerdir. TV ya da gazetelerde her gün duyduğunuz 50 -60 yaşında bile gebe kalabiliyorlar sözcüğü tamamen bir yalan olup bu gebeliklerde başka genç bir kadından alınan yumurtaların kullanıldığı donör uygulamaları söz konusudur.

Günümüz toplumunda, kadınlar tarafından gebeliğin daha ileri yaşlara bırakılması genel bir seçim olarak daha sık karşımıza çıkmaktadır ancak bu gerek doğal yollarla ve gerekse tedaviyle gebelik elde etme olasılığını belirgin olarak azaltmaktadır. Bu nedenle kadının sağlıklı bir gebelik ve gebe kalma potansiyeli üzerine, yaşın etkili olduğunun farkında olması çok önemlidir. Biyolojik nedenlerden dolayı ileri yaşlarla birilikte doğurganlık azalır. Otuz yaş altında herhangi bir ayda gebe kalabilme şansı % 20 iken, 40 yaş üzerinde bu şans yalnızca % 5 olarak öngörülmektedir. Tüp bebek gibi ileri infertilite tedavilerinde dahi 40 yaş üzerinde gebe kalma şansı azalırken, düşük yapma şansı artmaktadır.

Doğurganlıkta olan bu değişiklikler; içinde bulunulan sağlık durumu, yumurtlama fonksiyonunda oluşan değişiklikler ve yumurtalıktan atılan yumurtanın yapısındaki değişiklikler ile açıklanabilir. Kırk yaşına gelene kadar bir çok kadının başından doğurganlığını etkileyebilecek, kadınlık organları ile ilgili enfeksiyon, endometriozis ya da cerrahi müdahale geçmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde infertilite tetkiklerine 1 yıldan sonra başlanırken, kadının yaşı 35’ın üzerinde ise bu süre 6 ay olmalıdır.

Yumurtalıklardaki değişikliler Beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz gibi yapılar yumurtlamayı ve adet düzenini salgıladıkları FSH ve LH gibi hormonlarla yönetirler. Kadınların çoğu ilk adet gördükleri dönemde (puberte) yumurtalıklarında toplam 300.000 yumurta hücresine sahiptirler. Her adet döneminde olgunlaşarak gebelik oluşturmak üzere atılan tek yumurta hücresi, birlikte gelişmeye başladığı yüzlerce yumurta arasından seçilmektedir. Geri kalan yumurtalar ise kendi kendilerine imha olmaktadır. Menopoz dönemine yaklaşan bir kadının yumurtalıklarında yalnızca birkaç bin yumurta hücresi kalmıştır. Bu yumurta hücreleri ise genelde FSH ve LH hormonlarına istendiği gibi yanıt vermezler ve beyindeki yapılar kontrolü sağlamak için bu hormonların kandaki düzeylerini arttırırlar. Adet kanamasının 3. gününde FSH düzeylerinde yükseklik saptanması bunun sonucunda meydana gelir. Yumurtalıklardaki bu cevapsızlık, aynı zamanda kısmen yumurta hücresindeki kalitesizliğinde indirekt bir işaretidir.

Yumurta hücresindeki değişiklikler Yaşlanan kadın ile birlikte yumurta hücreleri de yaşlanır, bu da sperm tarafından döllenme kabiliyetlerinin azalmasına neden olur. Bu yumurtaların döllenmesi durumunda genetik bozukluklar açısından daha fazla risk söz konusudur. Örneğin, Down Sendromu (21. kromozomun iki yerine üç tane olması, mongol bebek) yaşlı kadınların çocuklarında daha sık görülür.

Kırk yaş üzerindeki kadınların gebe kalma şanslarındaki azalma büyük oranda yumurta hücrelerinde artan kromozomal problemler ile ilgili gözükmektedir. Uygulamanın serbest olduğu ülkelerde yaşlı kadınlarda, genç kadınların yumurta hücreleri kullanılarak yapılan tüp bebek tedavilerindeki başarının, genç kadınların ki ile benzer oranlarda olduğu göstermiştir. Bu da yaşlı kadınların gebe kalmasının önündeki en önemli engelin, yumurta hücrelerinde zaman içinde oluşan problemlerin olduğunu doğrulamaktadır. Maalesef, yaşlanma ile yumurta kalitesinde meydana gelen bu bozulmayı önlemek için yapılabilecek hiçbir şey yoktur.

tüp bebek tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezleri