ankara tüp bebek

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

E-mail : info@ankaratupbebek.com.tr
  Telefon : (0312) 472 33 34
             

İmplantasyonun Kolaylaştırılması

İmplantasyonun Kolaylaştırılması

Aşağıdaki yöntemler embriyoların endometriuma tutunmasını yani implantasyonunu artırdığı düşünülen uygulamalardır.

Assisted Hatching (AHA) ; Normal üremede embriyo blastokist aşamasına gelince dış tarafında bulunan ve zona olarak adlandırılan kabuk kısmı açılır ve embriyo hatch olarak yani kabuğun dışına çıkarak endometrium ile temasa geçer ve tutunur. Transfer öncesinde bazı hastalarda (kadın yaşının 37’den büyük olması, bazal FSH değerinin yüksek olması, daha önceki tüp bebek ya da mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo transferine rağmen gebelik olmaması, yumurtanın dış çeperinin kalın olması ve embriyoların bölünme hızının yavaş olması gibi durumların varlığında) embriyoları çevreleyen zar üzerinde delik açılmakta (AHA) veya zar inceltilmektedir (zona thinning). İşlem ya 2. gün aşamasında embriyo zarının inceltilmesi şeklinde veya 3. gün aşamasında mekanik yolla, asit Tyrode solüsyonuyla ya da lazer kullanılarak zonada delik açılması şeklinde uygulanır. Bu işlemin embryoların rahim iç duvarına tutunma şansını artırarak gebelik oranını arttırdığı düşünülmektedir. Her hastada kulanılması gereksizdir.

Defragmantasyon ; 3. gün aşamasındaki embriyonun dış zona tabakasında bir delik açarak embriyonun içerisindeki fragman denilen hücre artıklarının temizlenmesinin hastada gebelik oranlarını artırdığı ileri sürülmektedir. Bazı kliniklerde rutin olarak yapılan bu işlemin kesin yararı tartışmalıdır.

Co-culture; Yapay rahim olarakta adlandırılan bu yöntemde tüp bebek tedavisi öncesinde adetin 21. günü anne adayının rahim içinden alınan ufak bir doku örnekleri laboratuvar koşullarında üretilerek yapay bir rahim içi dokusu oluşturulup, embriyoların bu doku içinde büyütülmesi amaçlanmaktadır. Embriyonun büyüyüp gelişmesi için gerekli olan besinlerden zengin olan ko-kültür sıvıları içerisinde ayrıca, embriyo için zararlı olabilecek artıkları embriyo çevresinden uzaklaştıran maddeler de bulunmaktadır. Ko-kültür ortamında embriyo ve rahim içi doku arasındaki ilişki vücut içindekine benzer şekilde gelişmekte ve embriyo ile anne adayının rahim iç duvarı hücreleri birbirleri ile tanışmış ve alışmış olmaktadırlar. Ancak rutinde kullanılması zahmetlidir ve standart tedaviye gösterilmiş bir üstünlüğü yoktur. Tekrarlayan tüp bebek tedavilerine rağmen gebe kalamayan, embriyoları yavaş veya kötü gelişim gösteren çiftlerde uygulanabilir.

Endometrial zedeleme ; Normalde çeşitli nedenlerle endometrial biyopsi yapılan kadınlarda izleyen aylarda gebelik oranının arttığı gözleminden yola çıkarak, tüp bebek öncesi siklusta endometriumun basit olarak zedelenmesi işleminin gebelik oranlarını artıracağı iddia edilmektedir. Özellikle tekrarlayan başarısızlığı olan kadınlarda amprik olarak kullanılabilir.

Embriyo glue (tutkalı): Embriyonun transferden sonra rahme yerleşmesini kolaylaştırdığı iddia edilen protein yapıda bir sıvıdır. İlk piyasaya çıktığı yıllarda firmalar tarafından ayrı bir ürün olarak pazarlanmaktayken günümüzde embriyo transferi sıvılarının içerisine uygun oranda hazır katılmaktadır yani normal kültür ortamlarının bir parçasıdır.

HLA-G; Embriyo anne vücudu için farklı immünolojik özellikler taşımaktadır ve annenin bağışıklık sistemi tarafından yabancı bir oluşum gibi tanınarak reddedilmesi, dolayısıyla gebelik gelişmemesi gerekir. Ancak gebelik olduğunda vücudun genel savunma sistemi dışında farklı bir mekanizma devreye girerek gebeliğin devamını sağlamaktadır. İşte embriyodan salgılanarak annenin bebeği reddetmesini engelleyen, HLA–G (Human Lökosit Antijen G) adı verilen bir moleküldür. HLA-G, embriyo tarafından salgılanan bir antijendir. ve oluşan embriyolardan salgılanan bu molekül embriyoların içerisinde geliştiği kültür sıvısına geçmektedir. Yeni geliştirilen teknikler sayesinde, bu sıvıda yaptığımız test ile HLA-G’nin varlığı tespit edilebilmektedir.

Böylece teorik olarak hangi embriyonun implantasyon (tutunma) kabiliyeti daha fazla ise analiz edilen protein düzeyi üzerinden saptanıp anne adayına transfer edilmesi sağlanıp, gebelik şansı arttırılabilmektedir. Bu antijeni salgılayan embriyolarla, salgılamayan embriyoların transfer edilmesinden elde edilen gebelik sonuçlarına yönelik çeşitli çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmaların çoğunluğunda elde edilen sonuçlar, HLA – G salgılayan embriyoların, annenin rahim duvarına tutunma şansının ve devam eden gebelik oranının daha yüksek olduğu yönündedir. Ancak teknik standartlarının olmaması ve genel kabul görmemesi nedeniyle rutinde kullanılan bir yöntem değildir.

Gebelik aşısı (?) ; Gebelik aşışı denilen yöntemde kadının kendi kan hücrelerinden (monositler) rahim içinde embriyonun tutunmasını sağlayacak maddelerin (sitokinler ve büyüme faktörleri) elde edilmesi ve transfer aşamasında bu maddeleri içeren sıvının anne rahmine yerleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun için yumurta toplama gününde kadından kan alınmakta ve özel işlemlerden geçirilerek monosit denilen hücreler ayrılmakta ve bu hücreler özel kültür ortamlarına konularak çoğaltılmaktadır.

Hücre kültürü denilen bu işlem iki gün sürmekte ve sonrasında monositlerden salgılanan ve rahim içinde embiryonun tutunmasına yardımcı olacak sitokinler ve büyüme hormonları kültür sıvısında birikmektedir. Transfer edilecek embriyolar seçildikten sonra laboratuvarda elde edilen ve gebelik aşısı olarakta adlandırılan bu sıvı embiryolorın rahim içine konulacağı günden bir gün önce veya aynı gün rahim içine verilir. Bu işlem rahim içini daha sonradan transfer edilecek embiryoların tutunmalarını uygun hale getirir.

Bu şekilde hazırlanmış rahim içi zarının konulan iyi kalitede embiryoları daha yüksek oranda kabul edeceği yani gebelik oluşmasına yardım edeceği ileri sürülmektedir. Ancak bunun sadece deneysel bir çalışma olduğu, gebelik oranını artırdığı söylenen diğer yöntemlerden bir farkının bulunmadığı ve gebelik aşısı isminin kullanılmasının bilimsel bir yaklaşımdan çok ticari bir yaklaşım anlamına geldiği unutulmamalıdır.

Paternal lökosit immünizasyon yöntemleri ; Erkek eşin lenfositlerinin aşı şeklinde kullanılması ya da intravenöz immünglobülinlerin kullanımı gebelik aşısı denilen yöntem gibi tamamen deneysel olarak kabul edilmeli ve ne tekrarlayan IVF başarısızlıklarında ne de tekrarlayan düşükler de günümüz başarıyı artıran yöntemler olarak sunulmamalıdır.

Kan sulandırıcı ilaçları kullanımı; Son yıllarda hastalardan bende “kan pıhtılaşması” var söylemşyle fragmin gibi kan sulandırıcı bazı ilaçlar hem gereksiz yere hem de çok uzun sürelerde kullanılmaktadır. Tekrarlayan implantasyon başarısızlığı, tekrarlayan gebelik kayıpları gibi durumlarda bu ilaçların amprik olarak kullanılması hem yanlış hem de sağlık için tehlikelidir. Ayrıca tüm tüp bebek hastalarında pıhtılaşma testleri olarak bilinen testlerin yaptırılması anlamsızdır. Bu tür ilaçların aile öyküsü olanlarda ya da kesin endikasyonu olanlarda kullanılması gerekir.

İnce endometriumda öneriler; Ovülasyon indüksiyonu sırasında endometiumun ince kalmasının (<6 mm) gebelik oranlarını olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu durumda tedaviye östrojen eklenmesi kanlanmayı artırmak için Viegra benzeri ilaçlar, ya da CSG’ün uterus içine verilmesi gibi yöntemler önerilen metodlar arasındadır.

tüp bebek tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezleri