
| AdimAdimFertilizasyon |
|
|
|
|
OOSİTLERİN İNKÜBASYONU VE FERTİLİZASYONU Toplanan yumurtalar mikroskop altında değerlendirilir, her biri olgunluklarına göre derecelendirilir. Yumurtanın olgunluğu onun döllenebilme kapasitesini belirler. Daha sonra uygulanmaya karar verilmiş yönteme göre inseminasyon yapılır.İnvitro fertilizasyon (IVF): Yirmi yıldan daha uzun süredir kullanılan bir yöntemdir. Toplanan yumurtalar özel yöntemlerle hazırlanmış belli sayıdaki sperm hücresi ile özel kültür sıvıları içinde bir araya konularak anne vücut ortamını taklit eden cihazlarda (inkübatörler) bekletilirler. Bu işleme, inseminasyon denir. Aşağıda açıklandığı üzere yumurtalar IVF ve ICSI sonrasında benzer şekilde takip edilirler.
İntrasitoplazmik sperm injeksiyonu (ICSI - mikroenjeksiyon): Bu yöntem ilk kez 1992 yılında Belçika�a uygulanmış ve daha sonra dünyada yaygınlaşmıştır. Önceleri çocuk sahibi olma şansı olamayan bir çok infertil çifte oldukça yüksek gebelik şansı sağlayan bu yöntemde, özel bir mikroskop ve mikromanüpilatör denilen aletler yardımı ile çok ince bir iğne içine alınan tek bir sperm hücresi (erkek üreme hücresi) yumurtanın içine enjekte edilir. ICSI erkek infertilitesi için devrim sayılabilecek bir değişim yarattı. Böylece sperm sayısı çok düşük, sperm hareketleri yetersiz, sperm şekli bozuk olan infertil erkekler çocuk
sahibi olabilme şansını yakaladı. 1993 yılından sonra ise sperm analizinde hiç sperm hücresi olmayan erkeklerde eğer testislerinde (yumurtalık) cerrahi girişimle (TESE) hücre bulunursa mikroenjeksiyon �ICSI ile çocuk sahibi olabilme şansına ulaştı. Bu yöntem günümüze kadar, doğal yolla meydana gelen bebeklere göre doğumsal defektleri belirgin olarak arttırmamıştır. Sperm sayısı aşırı derecede düşük olan erkeklerin bu durumu genetik yapılarından kaynaklanıyorsa, ICSI ile bu durumun erkek çocuklarına aktarılma ihtimali mevcuttur. Bu nedenle çifte daha iyi bir bilgilendirme için genetik danışmanlık istenebilir. Ayrıca doğumsal olarak erkeğin sperm kanallarının olmaması durumu olan �az agenezisi� kistik fibrozis denilen bir hastalıkla birlikte olabilir. Genetik geçişli olduğu bilinen bu hastalık için de genetik inceleme yararlı olabilir.Her iki yöntemde de yumurtalar, işlemlerden 16-20 saat sonra incelenerek döllenmenin meydana gelip gelmediği saptanır. Eğer döllenme oluşursa bu yumurtalara artık pre-embriyo ya da zigot denir. En az iki hücreli aşamaya geldiklerinde de embriyo adını alırlar. Laboratuvar içinde oluşturulan şartlar, döllenmeyi kolaylaştırıcıdır; ancak fertilizasyon tüm yumurtalarda meydana gelmez. Ortalama olarak, toplanan yumurtaların %60 - 70� döllenir. Bu oran çiftlere göre daha düşük ya da daha yüksek olarak meydana gelebilir. Yumurtaların toplandığı günden sonraki sabah, embriyologlarla görüşüp yumurtalarınızın durumu ve döllenmeleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Eğer yumurtaların tümünde ya da büyük bir kısmında döllenme oluşmamışsa yeni bir inseminasyon için girişim yapılabilir. Bu nedenle, erkek partnere yalnızca yumurta toplandığı gün değil, bazen takip eden günde de sperm örneği vermesi için ihtiyaç duyulabilir.
Assisted Hatching (AHA): Embriyoların rahimde tutunma oranlarını arttırmak için geliştirilmiş bir tekniktir. Bu teknikte, embriyonun etrafını saran kılıfa (zona pellucida) lazerle, asitle ya da mekanik yöntemlerle delik açılır. Bu yöntemlerin biribirlerine herhangi bir üstünlükleri olmayıp merkezin deneyimine göre herhangi biri kullanılabilir. Transfer günü embriyolog, embriyoları, hastanın yaşını ve öyküsünü değerlendirerek bu işlemin uygulanıp uygulanmayacağına karar verir. Bu işlem dondurularak saklanmış embriyoların transferinde de kullanılabilir.
|