ankara tüp bebek

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

E-mail : info@ankaratupbebek.com.tr
  Telefon : (0312) 472 33 34
             

Kadın İnfetilite Nedenleri

Yumurtlamanın az olması ya da olmaması (oligo-anovülasyon)  kadında görülen en sık infertilite nedenidir. Kadında infertiliteye neden olan diğer olaylar; yumurtayı ileten kanalların (fallop tüplerinin) tıkalı olması, rahmin (uterus) doğumsal anormallikleri ya da myom gibi iyi huylu urları, rahim içi yapışıklıklar (uterin sineşiler), rahim ağzına bağlı sorunlar (servikal faktör) karın içi zarında yapışıklıklar (adezyonlar), endometriozis ya da endometrioma denilen çikolata kistleri gibi olarak sayılabilir.

Yumurtlama kaynaklı infertilite (ovulatuvar faktör)

Yumurtlamanın gerçekleşmesi gebelik için iki nedenle ön koşuldur. Yumurtlama ile atılan ve kadının genetik yapısını taşıyan yumurta spermle birleşerek döllenmiş yumurtayı yani embriyoyu oluşturur ve ayrıca yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonu rahim içini döllenmiş yumurtanın tutunmasına hazır hale getirir.

Yumurtlamama sorununun en önemli ve sık görülen nedeni polikistik over sendromu olarak bilinen sorundur. Bunun dışında beyinden salgılanan hormonların yetersizliği (hipogonodotropik hipogonadizm) ve yumurtalıkların erken yaşta işlevsiz kalması veya erken menapoz gibi durumlar yumurtlama sorunu yaratırlar. Süt verme hormonu prolaktinin aşırı salgılanması, ya da troid bezinin az ya da çok çalışması, stres aşırı kilo, ya da aşırı kilo kaybı, ağır egzersiz gibi durumlar beyin aracılığı ile yumurtlamanın durmasına neden olabilirler. Tüm bu nedenlere bağlı düzensiz ya da anormal yumurtlama tüm infertil kadınların % 25’inde saptanır.

Kadının adet düzeni, yumurtlama hakında önemli ip uçları içerir. Adetlerin düzenli olması ve adet sancısı genellikle yumurtlamaya işaret eder. Bazal vücut ısısı takibi, yumurtlamanın olup olmadığının saptanması için basit ve ucuz bir yöntemdir. Bunun için kadın her gün uyandıktan sonra yataktan kalkmadan, ağızdan vücut ısısını ölçerek, adet gününe göre kaydeder. Normalde yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonuna bağlı olarak adet döneminin ortasına rastlayan bir dönemde vücut ısısı yaklaşık 1 derece yükselir. Ancak yumurtlama olmazsa ısı değişimi olmaz. Bu takip, soğuk algınlığı gibi vücut ısısını etkileyen birçok faktörden etkilenebileceğinden kesinlik taşımaz. Beklenen adetten 1-3 gün önce rahim iç yüzünden alınan (endometrial) biyopsiler yumurtlamanın olup olmadığı konusunda yardımcıdır. Biyopsi işlemleri ile progesteron hormonunun yeterli salgılanıp salgılanmadığı da değerlendirilebilir. Ancak günümüzde yerini yumurtlamanın varlığını gösteren progesteron hormonu düzeyinin kanda ölçümü almıştır. Beklenen adetten 1 hafta önce (yaklaşık adetin 21. günü) kanda progesteronun 3 ng/mL’den yüksek bulunması  yumurtlamanın kesin işaretidir.

Yumurtlamanızın takibi  için yumurtlamayı uyaran ve salgılandıktan sonra idrarla atılan ‘luteinize edici hormonu’ (LH) saptayan özel idrar çubuklarını kullanmanız gerekebilir ya da vajinal ultrasonografi ile takip edilebilirsiz.

Yumurtlamayı önleyen sorunların bir kısmı yaşam koşullarınızı düzelterek (kilo verme, aşırı yorgunluktan kaçınma vb), bir kısmı mevcut sorunu ortadan kaldırarak (troid problemi ya da süt verme hormonu yüksekliğinin düzeltilmesi) bir kısmı ise doğrudan yumurtlamanızı sağlayan ilaçlar kullanılarak ortadan kaldırılabilir. Ancak erken menapoz vb. gibi durumlarda ne yazık ki kendi yumurtalarınız olmadığı için kendi yumurtalarınızla gebe kalmanız mümkün olmayacaktır.

Tubal Kaynaklı İnfertilite (tubal faktör)

Fallop tüpleri yumurtlama ile atılan yumurtayı karın boşluğuna açılan kısmı ile yakalayarak içine alır ve tüpün en geniş kısmında spermle buluşarak döllenmesini sağlar. Dolayısıyla gebelik için açık ve sağlıklı fallop kanalları gereklidir. Fallop tüplerinin çok hassas ve detaylı bir iç yapısı vardır. Bu yapıdaki bir bozulma yumurtanın taşınmasını ve dolayısıyla döllenme olayını engelleyebilir. Eğer yumurtalığa yakın olan uç etkilenmişse yumurtanın yakalanıp tüp içine alınması bozulabilir,  ancak en ağır durum tüpün tamamen tıkalı olduğu durumdur.

Tüpteki tıkanıklık genital yolla tüpe ulaşan enfeksiyonlardan kaynaklanabileceği gibi karın içindeki diğer enfeksiyonlar nedeniylede meydana gelebilir (ör. appendisit). Bunun yanı sıra dış gebelik sonucunda hasta tüplerinden biri veya her ikisi de yitirilmiş olabilir. Tubal infertilite tüm infertilite nedenleri arasında % 35’lik bir paya sahiptir. Bu konuya netlik kazandırmak için, rahim filmi (HSG) ve/veya laparoskopik incelemeler gereklidir. Özellikle 35 yaşına yaklaşan infertil kadınlarda laparoskopik inceleme geciktirilmemelidir. Genç kadınlarda doktor uygun görürse laparoskopiyi ileri aşamalara bırakabilir. Ancak tedavi ile 6-12 ayda gebelik elde edilememişse laparoskopi hemen her zaman önerilir.

Laparoskopi sırasında kanallarda sorun (tıkanıklık, yapışıklık, veya hasar) saptanabilir. Hafif olanları, mikrocerrahiden fayda görebilir. Aşırı derecede hasarlı kanalların varlığında ise gebelik şansı ancak tüp bebek (IVF) yöntemi ile sağlanabilir.

Rahim ağzı kaynaklı infertilite (servikal faktör) Rahim ağzının (serviks), içinde bulunduğu durum infertilliteye neden olabilir. Rahim ağzı salgısı sadece yumurtlama döneminde spermlerin serbestçe geçişine izin verir. Diğer tüm zamanlarda hormonal uyarılara bağlı değişiklikler nedeniyle rahim ağzı salgısının yapısı ve kıvamı spermin serbest geçişine uygun değildir. Bazı kadınlarda bu salgı içinde sperme karşı antikorlar bulunur ve bu kadınlarda sperm yumurtlama zamanında bile  rahim ağzı kanalından geçerek rahime ulaşamayabilir. Antikorlar sperm hücresine karşı bağışıklık sisteminin geliştirdiği maddelerdir ve bu maddeler sperm hücre fonksiyonlarını bozarak etkili olmaktadırlar.

tüp bebek tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezleri