ankara tüp bebek

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

E-mail : info@ankaratupbebek.com.tr
  Telefon : (0312) 472 33 34
             

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi Nedir? Nasıl Yapılır?

Kadının alt karın bölgesinin (pelvis) muayenesi ve ultrasonografi, infertilite nedenleri ve jinekolojik hastalıklar hakkında bize önemli bilgiler sağlar. Ancak yalnızca muayene ve ultrasonografi   tüm problemleri saptamada genellikle yetersiz kalır. Laparoskopi ve histeroskopi gibi endoskopik yöntemler pelvik organlara direkt bakış olanağı sağlayarak tanı konulmasına olanak verebilir. Her iki prosedür de infertilite incelemelerinin bir parçası olmuştur. Sadece tanısal olarak kullanılabilecekleri gibi, operatif amaçlı tedaviye yönelik olarak ta yaygın olarak kullanılmaktadırlar.

Laparoskopi, anestezi sırasında karın duvarına açılan küçük bir delik aracılığı ile optik araçlar kullanarak karın boşluğunun ve rahim, fallop tüpleri, yumurtalıklar ve diğer pelvik organlarının, incelenmesi işlemidir. Genellikle laparoskopi genel anestezi ile yapılır. Tarifinden de anlaşılabileceği üzere karın içindeki olaylara, görerek teşhis koyma imkanı sağlar. Göbekten CO2 gazı ile batın yeterince şişirilir sonra 10 mm çapında bir boru (trokar) göbekten karın içine yerleştirilir. Laparoskop denilen ve bir kamera – monitör sistemine bağlı optik alet buradan karın içine sokulur. Bu şekilde karın boşluğundaki tüm organlar görüntülenebilir. Rahim ağzından verilen mavi renkli bir sıvının açık olan fallop tüplerinden geçişi izlenebilir. Yapılacak işleme göre karın duvarının uygun bölgelerine cerrahi aletlerin karın içine sokulmasını sağlayan 5 mm çaplı başka trokarlar yerleştirilebilir. Özel olarak dizayn edilmiş aletler sayesinde, cerrahi girişim yapılabilir.

Tanısal amaçlı laparoskopi ilk  aşama infertilite testlerinden sonra, özellikle karın ağrısı, geçirilmiş pelvik enfeksiyon öyküsü, geçirilmiş operasyonu olan kadınlar da kullanılır. Tanısal laparoskopi esnasında saptanan endometriozis, rahim urları (uterin myomlar), yumurtalık kistleri, karın içi yapışıklıklar ve dış gebelik gibi bir çok jinekolojik problem operatif laparoskopi yöntemiyle aynı seansta veya daha sonra tedavi edilebilir.  Laparoskopi genelde hemen adet bitiminde uygulanır, böylece gerekirse aynı anda histeroskopi de yapılabilir. Ayrıca beklenmeyen gebelik riskinden de korununmuş olur.

Laparoskopinin Riskleri Nelerdir?

Her işlemde olduğu gibi laparoskopide de kendine özgü riskler söz konusudur. Operatif ve tanısal laparoskopide ciddi komplikasyonlar nadirdir. Laparoskopi sırasında mesane, idrar yolları, barsaklar, damarlar, rahim v.b. organlar yaralanabilir. Bunların bir kısmını laparoskopik yolla tedavi etmek mümkündür, ancak    2 – 4 / 1000 oranında acil olarak açık cerrahiye dönmek gerekebilir. Aşırı şişmanlık, önceden geçirilmiş karın ameliyatları ve karın içi enfeksiyonlarının olması, şiddetli yapışıkların açılmaya çalışılması ve ileri evre endometriozis vakalarının tedavisi riski arttırır. Büyük damar yaralanmaları hayatı tehdit edebilir. Laparoskopi sırasında ölüm riski 1– 5 / 100 000’dir.  Ancak bilinmelidir ki bu risk, hamilelik nedeniyle ölme riskinden daha düşüktür. Karın duvarından sokulan trokar yerlerinde hematom oluşumu ve karın içinde enfeksiyon, meydana gelebilecek diğer komplikasyonlar olarak sayılabillir.

Operasyon sonrasında idrar yolu enfeksiyonu, kesi yeri enfeksiyonu, kısa süreli idrar yapma güçlüğü ya da toplar damarlarda tıkanıklık oluşumu görülebilir. Tüm olası komplikasyonlar düşünüldüğünde, 1 – 2/ 100 kadında komplikasyon meydana gelir. Bunların çoğu minör (daha az ciddi olan) komplikasyonlardır.

Laparoskopi Ameliyatı Sonrası

Operasyondan sonra anestezik ilaçlara bağlı bulantı ve kusma görülebilir. Karın duvarındaki küçük kesi alanları hassastır ve bu alanların çevresinde küçük morluklar görülebilir. Karnı şişirmek için kullanılan gaz özellikle omuz ağrısına neden olabilir. Şikayetlerin yoğunluğu yapılan cerrahi girişimin türüne ve süresine göre değişiklik gösterebilir. Bu durumda basit ağrı  kesiciler sorunu çözmek için genelde yeterli olur. Cerrahi yaranın küçük olması iyileşme sürecini kısaltır. Hastalar operasyon sonrası aynı gün veya ertesi gün evlerine gönderilebilirler. Hastaların işe dönüş süreleri de klasik operasyonlara göre çok kısadır, ortalama 7 gün içinde bu gerçekleşir. Operasyon izinin minimal olması da diğer bir avantajıdır.

Laparatomilerde (açık cerrahilerde) kesi, bikini çizgisinden veya karın orta hattından yapılır. Hastalar ortalama 2 – 5 gün hastanede kalır ve işlerine de 2 – 6 haftada dönebilirler. Laparoskopi ve laparatomi de benzer cerrahi işlemler yapılır. Ancak bazı cerrahi işlemleri laparoskopi ile yapmak riskli olabilir, bu durumda laparotomi uygulanır.

Aşırı ağrı, giderek kötüleşen bulantı kusma, ateşin 38 derece ve üzerinde olması, trokar yerlerinden belirgin kanama durumlarında vakit kaybetmeden kliniğe gelerek, doktorunuzla görüşmeniz gereklidir.

tüp bebek tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezleri