ankara tüp bebek

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

E-mail : info@ankaratupbebek.com.tr
  Telefon : (0312) 472 33 34
             

Tüp Bebek İşleminde Yan Etkiler

Tüp Bebek İşleminde Yan Etkiler

a-Yumurta geliştirme aşamasındaki sorunlar

Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)
Ultrasonografi ve E2 değerleri ile çok yakın ve dikkatli takibe rağmen gonadotropinlerin kullanılması ile yumurtalıklar aşırı uyarılabilir ve Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak adlandırılan tablo gelişebilir. Siklusların %3-7’inde görülen OHSS %1 oranında şiddetlidir ve hastaneye yatmayı gerektirebilir. Genellikle yüksek E2 düzeyi ve çok follikül gelişen hastalarda çatlatma iğnesi HCG’nin yapılması ile tetiklenen bu tablo gebeliğin oluşması ile daha da şiddetlenebilir ve uzun sürebilir.

Hafif OHSS’de ultrasonda büyümüş overler ve hafif rahatsızlık hissedilirken, orta şiddetli OHSS’den şiddetli OHSS’ ye ilerledikçe risk tablo ağırlaşır ve risk artar. Bulantı, kusma, karında şişlik ve ağrı, nefes darlığı yanında ultrasonda büyük overler, üçüncü boşluğa sıvı geçmesiyle oluşan yaygın asit plevral efüzyon (akciğer zarında sıvı birikimi), az idrar çıkarma (oligüri), kanda artan yoğunluğa (hemokonsantrasyona) bağlı tromboembolik komplikasyonlarda (pıhtılaşma) artış söz konusudur.

Etkili bir tedavisi olmadığı için esas olan gelişiminin önlenmesidir. Genç, zayıf, PCOS’lu ve önceden OHSS geçirenler yüksek risk altındadır. En düşük ilaç dozuyla stimülasyon, gerekirse doz azaltılması ya da ilaçların kesilmesi (coasting), çatlatma iğnesinin dozunun azaltılması, ya da çatlatma için HCG yerine GnRH analoglarının kullanılması, tüm bunlara karşın risk yüksekse siklusun HCG yapılmadan iptal edilmesi, eğer HCG yapıldıysa OPU’da tüm folliküllerin boşaltılması, OPU sırasında damar içinde sıvı tutulmasını sağlayan HES ya da Albümin gibi ilaçların kullanılması, Dopamin agonisti ilaçların verilmesi, embriyoların transfer edilmeyip dondurularak saklanması alınacak tedbirler arasında sayılabilir.

Tüm bu tedbirlere karşın OHSS gelişirse sıvı dengesi ve diğer destekleyici yöntemlerle hasta yakından izlenmeli ve gerekirse hastaneye yatırılmalıdır. Çok fazla sıvı birikirse abdominal yada vajinal yolla sıvı boşaltılabilir. Tipik olarak gebe kalınması OHSS tablosunu şiddetlendirebilir ve çok nadiren anne hayatını riske etmemek için gebeliğin sonlandırılması gerekebilir.

Yumurta gelişimi sırasında kullanılan ilaçlar enjeksiyon yerinde alerjik reaksiyona neden olabilir. Yumurtalıklar ilaç tedavisine yanıt vermeyebilir ya da yumurtlamayı önleyen ilaçların kullanılmasına karşın kaçak yumurtlama olabilir ve tedaviniz bu aşamalarda iptal edilebilir.

b-Yumurta toplama aşamasındaki sorunlar;

Kaçınılmaz olarak, yumurta toplama işlemi sırasında metal iğneler kullanılır. Bu da mesane, barsak, rahim, fallop tüpleri ya da damar yaralanmaları için potansiyel bir risk oluşturur. Basit bir problem oluşabileceği gibi hastaneye yatmayı gerektirebilecek içeriye kanama ve / veya enfeksiyon meydana gelebilir. Bu risk 1/1000’ den azdır. Önlemek için vajinal ultrasonografi eşliğinde görerek işlem yapılmalı ve vajen yumurta toplanmadan önce steril sıvılarla yıkanmalıdır. Karın içi yapışıklıklar ve / veya teknik sebepler yumurtalıklardan yumurta toplamayı engelleyebilir. Yumurta toplama işleminden önce, kendiliğinden yumurtlamanın olmasına bağlı olarak bu işlem iptal edilebilir. Yumurta toplama işleminde hiç yumurta elde edilemeyebilir. Az sayıda yumurtası olan hastalarda bu durum doğalken çok sayıda follikülü olan hastalarda olması durumunda (Empty follikül Sendromu) genellikle çatlatma iğnesi HCG yapılmamış yada yanlış yapılmıştır. Bazen durum yapısaldır.

c-Labaratuvar uygulamalarında karşılaşılan sorunlar

Tıbbi cihaz arızaları, enfeksiyon, insan hataları ya da öngörülemeyen faktörler yumurtaların, sperm örneklerinin ya da embriyoların kaybına veya zarar görmesine yol açabilir. Toplanan yumurtaların hiçbiri olgun olmayabilir ya da yapısal olarak anormal olabilir. Bu durumda sonraki basamağa geçilemez. Erkeğin verdiği semen örneği çok kötü kalitede olabilir ve işlem için kullanılacak özellikte sperm bulunamayabilir. Azospermik erkeklerde TESE işleminde sperm bulunmayabilir. Bu durumda sonraki basamağa geçilemez. IVF ya da ICSI işleminden sonra yumurtalar döllenmeyebilir ya da anormal döllenebilir. Bu durumda sonraki basamağa geçilemez. Döllenen yumurtalar bölünüp embriyo oluşturmayabilir ya da elde edilen embriyolar sonraki izlem sırasında normal bölünerek gelişimlerini sürdürmeyebilir. Bu durumda sonraki basamağa geçilemez ve transfer yapılamaz.

d-Embriyo transferi ve sonrasında karşılaşılan sorunlar

Embriyonun rahim içine yerleştirilmesi teknik olarak güç veya imkansız olabilir. Bu istenmeyen durum genelde yapısal (anatomik) bozukluklardan kaynaklanır. Normal sağlıklı embriyoların transfer edilmesine karşın hiçbiri rahim duvarına tutunmayabilir ve gebelik gerçekleşmeyebilir ya da rahim yerine tüplere tutunabilir ve dış gebelikle sonlanabilir. Rahime tutunan (implante olan) her embriyo her zaman normal olarak gelişip doğuma kadar ulaşamayabilir. Bir kısmı düşükle kaybedilirken anne karnında ölüm, dış gebelik, erken doğum vs gibi sorunkar yaşanabilir.

Çoğul gebelik IUI ve IVF uygulamalarında KOH ve çok sayıda embriyo transferi çoğul gebelik riskini belirgin olarak artırmıştır. Çoğul gebelikler bebek kaybı ve annede gebelikte ortaya çıkabilecek sorunlar için risk yaratmaktadır ve bu nedenle kaçınılmalıdır. Bunun için en geçerli yol transfer edilen embriyo sayısını azaltmak ve kalan embriyoları dondurmaktır.

Ektopik (Dış) gebelik; Embriyoların rahim içinde değilde dışında yerleşmesine verilen isimdir En sık tüplerde görülür. Nadiren yumurtalıklarda (ovarian gebelik) rahim ağzında (servikal gebelik) ya da karın içinde (abdominal gebelik) görülebilir. Tüp bebek uygulamalarında sıklığı doğalda görülenden fazladır.
Bebekte doğumsal anamali Genel toplumda %2-3 civarında olan doğumsal anomali riski tüp bebk sonrasında doğan bebeklerde yaklaşık %4 civarındadır, yani yaklaşık %30 oranında artmıştır.

tüp bebek tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezleri