Tüp bebek tedavisine başlayan çiftlerin en çok merak ettiği konu, tedavinin gebelikle sonuçlanıp sonuçlanmayacağıdır. Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Tedavi sonucu kadının yaşına, yumurta ve sperm kalitesine, embriyoların gelişimine ve genetik yapısına bağlı olarak kişiden kişiye değişir. Bu sayfada tedavi sonucunun nasıl değerlendirildiği, embriyonun kromozom yapısının bu süreçteki yeri ve embriyolarda genetik incelemenin olanakları ile sınırlılıkları genel olarak anlatılmıştır.
Tedavi Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
Tüp bebek tedavisiyle ilgili oranlar okunurken bu oranların neye göre hesaplandığına dikkat etmek gerekir. Bir oran, embriyo transferi başına mı, yoksa başlatılan tedavi ya da yumurta toplama işlemi başına mı verildiğine göre çok farklı görünebilir. Örneğin yalnız embriyo transferi yapılabilen hastalar üzerinden hesaplanan oranlar, embriyo gelişmediği için transfer yapılamayan hastaları kapsamaz. Kendi durumunuzla ilgili beklentiyi en doğru biçimde, muayene ve tetkiklerinizi değerlendiren hekiminiz söyleyebilir.
Kadın Yaşı ve Embriyonun Kromozom Yapısı
Kadın yaşı arttıkça tüp bebek tedavisinde gebelik olasılığı belirgin biçimde azalır. Bu düşüşün temel nedeni, yaşla birlikte embriyolarda kromozom sayısı bozukluğunun (anöploidi) artmasıdır. Kromozom sayısı bozuk olan embriyolar ya rahme tutunamaz ya da gebeliğin erken döneminde düşükle sonuçlanabilir. İleri yaştaki gebeliklerde düşük riskinin artması ve bu düşüklerin önemli bir bölümünün anöploidiye bağlı olması da bu nedenle açıklanır.
Embriyoda Genetik İnceleme Ne Sağlar?
Embriyolarda genetik inceleme (preimplantasyon genetik test, PGT) ile embriyonun kromozom yapısı transferden önce değerlendirilebilir. Gelişen teknikler, tüm kromozomların birlikte incelenmesine olanak tanımaktadır. Bu incelemenin amaçları şunlardır:
- Kromozom anomalisi olan bebek riskinin azaltılması: Kromozom sayısı bozuk embriyoların belirlenip transfer edilmemesi, buna bağlı gebelik sonlandırmalarının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak test her anomaliyi yakalayamaz; bu nedenle gebelik oluştuğunda prenatal tanı testleri (örneğin amniyosentez) yine gerekebilir.
- Düşük riskinin azaltılması: Anöploidiye bağlı düşüklerin önemli bir yer tuttuğu göz önüne alındığında, yalnız kromozom yapısı normal bulunan embriyoların transfer edilmesiyle düşük riskinin azalması amaçlanır.
Bilinen bir genetik hastalığı ya da kromozom yapısal bozukluğu olan çiftlerde genetik tanının yeri ayrıdır. Ayrıntılı bilgi için Preimplantasyon Genetik Tanı sayfasına bakabilirsiniz.
Testler Ne Kadar Güvenilirdir?
Embriyolarda genetik inceleme yararlı bilgiler sağlayabilir, ancak sınırlılıkları da vardır:
- Biyopsi hassas bir işlemdir: Embriyodan hücre alınması çok ince ve dikkat isteyen bir işlemdir. Alınan parça işlem sırasında zarar görebilse de embriyonun kendisinin bu işlemden zarar görmesi oldukça nadirdir.
- Sonuç alınamayabilir: Testler bazen yanlış anormal sonuç verebilir ya da hiç sonuç vermeyebilir.
- İncelenen hücreler embriyonun tamamını yansıtmayabilir: Testlerde, incelenen hücrelerin bütün embriyoyu temsil ettiği kabul edilir. Ancak bazen embriyonun hücreleri arasında kromozom sayısı farkı bulunabilir (mozaisizm). Bu durum hatalı sonuçlara katkıda bulunur.
Testin Riskleri
Doğacak bebeğin hiçbir parçası biyopsi nedeniyle eksik kalmaz. Erken dönem embriyo hücreleri çok yönlü gelişme kapasitesine sahiptir. Benzer bir durum embriyo dondurma ve çözme işleminde de görülür: çözülen embriyoda bazı hücrelerin yaşamadığı görülse de bu embriyolar transfer edilip sağlıklı bebekler doğabilmektedir.
Testin asıl riski hatalı sonuçtur. Kromozom yapısı bozuk bir embriyoya yanlışlıkla normal denebilir; bu durum gebelik sırasında yapılan prenatal tanı testleriyle saptanabilir. Öte yandan kromozom yapısı normal bir embriyoya yanlışlıkla anormal denirse bu embriyo transfer edilmez ve sağlıklı bir gebelik olasılığı yitirilmiş olur. Genetik inceleme ayrıca maliyetli bir işlemdir; her hastada gerekli değildir.
Sonucu Etkileyen Diğer Faktörler
Embriyonun genetik yapısı dışında yumurtalık rezervi, sperm kalitesi, rahmin yapısı, tiroid hastalıkları ve insülin direnci gibi hormonal ve metabolik durumlar, sigara, alkol ve kilo gibi yaşam tarzı etkenleri de tedavi sonucunda rol oynar. Bu etkenlerin değerlendirilmesi ve düzeltilebilecek olanların tedavi öncesinde ele alınması önemlidir. Tüp bebek sürecinin aşamaları için Tüp Bebek (IVF) sayfasına bakabilir, değerlendirme için iletişim sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışın.
Sorularınız mı var?
Hekimlerimizle ön görüşme için randevu talebinde bulunabilir, telefon ya da WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
