Preimplantasyon genetik tanı (PGT; eski adıyla PGD), tüp bebek tedavisinde oluşturulan embriyolardan birkaç hücre alınarak (biyopsi) anne rahmine yerleştirilmeden önce embriyonun kromozom yapısının ve bazı gen hastalıklarının incelenmesidir. Uzun bir süredir insan embriyolarından hücre alınarak bu inceleme yapılabilmektedir. Son yıllarda gen teknolojilerindeki gelişmeye paralel olarak, daha önce yalnızca araştırma merkezlerinde çok kısıtlı olarak kullanılan bu teknikler artık daha yaygın ve pratik biçimde kullanılabilmektedir.
İlk yıllarda FISH (floresan in situ hibridizasyon) ve PCR (polimeraz zincir reaksiyonu) gibi tekniklerle yumurtanın döllenme öncesi kutup cisimciğinden ya da 3. gün embriyosunun bir hücresinden (blastomer) biyopsi yapılıyordu. Bugün ise biyopsi çoğunlukla blastokist aşamasında, embriyonun dış tabakasını oluşturan ve ileride eşi (plasentayı) meydana getirecek trofektoderm hücrelerinden yapılmaktadır. Elde edilen hücrelerde tek gen hastalıkları ile kromozomların sayısal ve yapısal bütünlüğü çalışılabilmektedir.
PGT nasıl uygulanır?
- Yumurtalıkların uyarılması: İlaçlarla birden fazla yumurtanın gelişmesi sağlanır.
- Yumurta toplama ve döllenme: Olgun yumurtalar toplanır ve genellikle mikroenjeksiyon (ICSI) ile döllenir.
- Embriyo kültürü: Embriyolar laboratuvarda 5-6 gün izlenerek blastokist aşamasına ulaşması beklenir.
- Biyopsi: Bebeği oluşturacak iç hücre kitlesine dokunulmadan, trofektodermden birkaç hücre alınır.
- Genetik analiz ve dondurma: Hücreler genetik laboratuvarına gönderilirken embriyolar vitrifikasyon yöntemiyle dondurulur.
- Transfer: Sonuçlar çıktıktan sonra (genellikle 1-3 hafta) uygun bulunan bir embriyo çözülerek rahme yerleştirilir.
PGT türleri
PGT-A: Kromozom sayısının incelenmesi
Embriyonun normal sayıda (46) kromozoma sahip olup olmadığını inceler. Eksik ya da fazla kromozom (anöploidi), embriyonun tutunmamasının, düşüklerin ve Down sendromu gibi tabloların en sık nedenidir. Eskiden PGS (preimplantasyon genetik tarama) olarak adlandırılırdı. Daha önce tek tek birkaç kromozoma bakılabilirken, CGH (karşılaştırmalı genomik hibridizasyon) ve güncel uygulamada yeni nesil dizileme (NGS) gibi yöntemlerle tüm kromozomlar daha yüksek doğrulukla değerlendirilebilmektedir.
PGT-M: Tek gen hastalıklarının incelenmesi
Ailesinde bilinen bir tek gen hastalığı bulunan çiftlerde kullanılır. Talasemi, orak hücre anemisi, kistik fibrozis, spinal müsküler atrofi (SMA), hemofili ve Duchenne kas distrofisi bu hastalıklara örnektir. Öncesinde genetik danışmanlık alınması ve ailedeki mutasyona özgü bir test hazırlanması gerekir.
PGT-SR: Yapısal kromozom bozukluklarının incelenmesi
Eşlerden birinde translokasyon ya da inversiyon gibi yapısal bir kromozom değişikliği varsa kullanılır. Bu kişiler genellikle sağlıklıdır, ancak dengesiz kromozom yapısına sahip embriyolar oluşabilir ve bu durum tekrarlayan gebelik kayıplarına yol açabilir.
Kimlere önerilir?
Konu son derece hızla gelişmekle birlikte yine de sınırlı bir hasta grubunun kullanımına uygundur:
- Ailesinde bilinen bir tek gen hastalığı bulunan ya da önceki çocuğunda böyle bir hastalık saptanan çiftler
- Eşlerden birinde translokasyon gibi yapısal kromozom değişikliği bulunan çiftler
- Daha önce kromozom bozukluğu saptanan bir gebelik yaşamış çiftler
- Seçilmiş durumlarda tekrarlayan gebelik kayıpları, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı ve ileri anne yaşı
Son grupta yer alan durumlarda PGT-A önerilebilir; ancak bu gruplarda yararı konusundaki bilimsel kanıtlar tartışmalıdır. Konunun ayrıntıları preimplantasyon genetik tarama başarıyı artıran bir yöntem mi? yazısında ele alınmaktadır.
Testler ne kadar güvenilirdir?
1. Embriyo biyopsisi çok ince ve hassas bir işlemdir. Alınan hücreler bazen işleme bağlı olarak hasar görse bile, embriyonun kendisinin bu işlemden zarar görmesi oldukça nadirdir.
2. Testler bazen yanlış sonuç verebilir ya da hiç sonuç vermeyebilir. FISH ile yapılan ilk dönem çalışmalarda bu iki durumun toplam sıklığı %10 civarında bildiriliyordu; tüm kromozomları inceleyen güncel yöntemlerle bu oran azalmıştır, ancak sıfır değildir.
3. Test edilen hücrelerin bütün embriyoyu temsil ettiği kabul edilir. Ancak bazen embriyonun hücreleri arasında kromozom sayısı farkı olabilir (mozaisizm). Bu durum yanılma payına katkıda bulunur. Başka bir deyişle testlerin doğruluğu yüksektir, ancak mutlak değildir.
Bu teknikler hiçbir zaman tamamen sağlıklı çocuk iddiası taşımaz. Bu nedenle PGT sonrasında elde edilen gebeliklerde de klasik doğum öncesi tanı yöntemleri olan amniyosentez, koryon villus biyopsisi ya da hücre dışı DNA testleri (NIPT) önerilebilir.
PGT'nin olası yararları
1. Anormal gebelik ve buna bağlı gebelik sonlandırmalarının azaltılması: 35-39 yaş arasındaki kadınlarda kromozom anomalili bebek doğurma olasılığı yaklaşık %1, 40-45 yaş arasında ise yaklaşık %3 düzeyindedir. PGT bu olguların büyük bölümünü transfer öncesinde ortaya çıkarabilir. Kalan küçük orandaki anormalliklerin saptanabilmesi için doğum öncesi tanı testleri de yapılmalıdır.
2. Transfer başına daha yüksek gebelik olasılığı: Kadın yaşı arttıkça tüp bebek ile embriyo başına gebelik olasılığı belirgin olarak azalır. Bu düşüşün ana nedeninin embriyolarda anöploidi artışı olduğu bilinmektedir. Anormal embriyolar ayıklandığında transfer başına gebelik olasılığı artabilir. Ancak PGT embriyoları iyileştirmez, yalnızca var olanlar arasından seçim yapmaya yardımcı olur; bu nedenle başlanan tedavi başına toplam canlı doğum şansını artırdığı her hasta grubunda gösterilememiştir. Embriyo sayısı az olan kadınlarda yarar sağlamayabilir.
3. Düşük riskinde azalma: Düşük riski kadın yaşıyla birlikte artar ve ileri yaştaki kadınlarda gebeliklerin önemli bir kısmı düşükle sonuçlanır. Bu düşüklerin yaklaşık yarısı ya da daha fazlası anöploidiye bağlıdır. PGT yapılarak yalnızca kromozom yapısı normal embriyolar transfer edildiğinde düşük riski azalabilir.
PGT'nin riskleri ve sınırlılıkları
1. Embriyo biyopsisinin riski: Biyopsi yapılırken embriyoya zarar verme riski çok düşüktür.
2. Embriyodan hücre alınmasının etkisi: Doğacak bebeğin hiçbir parçası biyopsi nedeniyle eksik olmaz. Erken evredeki embriyo hücreleri çok yüksek gelişim potansiyeline sahiptir; blastokist aşamasında ise hücreler bebeği oluşturacak iç hücre kitlesinden değil, eşi oluşturacak trofektodermden alınır. Benzeri bir durum embriyo dondurma ve çözme sırasında da görülür: çözülen embriyoda bazı hücrelerin yaşamadığı görülse bile bu embriyolar transfer edilip sağlıklı bebekler doğabilmektedir.
3. Hatalı sonuç: Az da olsa hatalı sonuç çıkabilir. Sağlıklı olmayan bir embriyoya hatalı olarak sağlıklı denebilir; bu durum doğum öncesi tanı testleriyle saptanabilir. Öte yandan sağlıklı bir embriyoya hatalı olarak anormal denirse bu embriyo transfer edilmez ve olası sağlıklı bir gebelik yitirilmiş olur. Bu nedenle sonuçlar, özellikle mozaik bulgular, genetik danışmanlıkla birlikte değerlendirilmelidir.
4. Ek maliyet ve süre: PGT, standart bir tüp bebek döngüsüne ek işlemler, dondurma ve çözme aşaması getirir.
Sık sorulanlar
Her tüp bebek tedavisinde PGT yapılmalı mı?
Hayır. PGT belirli risk etkenleri olan çiftlere önerilir. Kadın yaşı, embriyo sayısı, önceki tedavi öyküsü ve genetik risk birlikte değerlendirilerek karar verilir.
PGT her genetik hastalığı saptayabilir mi?
Hayır. PGT yalnızca incelenmek üzere tasarlandığı kromozom anomalilerini ve belirli tek gen hastalıklarını saptar; olası tüm genetik hastalıkları dışlayamaz.
Genetik tanının sizin için uygun olup olmadığını konuşmak üzere iletişim sayfasından ön görüşme talep edebilirsiniz. İlgili konular için genetik inceleme sayfasına da bakabilirsiniz.
Sorularınız mı var?
Hekimlerimizle ön görüşme için randevu talebinde bulunabilir, telefon ya da WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
