Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), rahmin vajinaya açılan alt bölümü olan rahim ağzında gelişen bir kanser türüdür. Hemen tamamı, cinsel temasla bulaşan insan papilloma virüsünün (HPV) bazı tiplerinin uzun süre vücutta kalmasıyla ilişkilidir. Yavaş gelişen ve kanser öncesi değişikliklerin uzun yıllar sürdüğü bu kanser, düzenli taramayla erken dönemde yakalanabilen ve büyük ölçüde önlenebilen kanserlerden biridir.
Rahim ağzı kanseri hangi yaşlarda görülür?
Rahim ağzı kanseri genellikle 40-50 yaşları arasında görülür. Ancak daha erken ve daha geç yaşlarda da görülebilir. Son yıllarda özellikle cinsel temasla geçen HPV virüsünü taşıma sıklığındaki artış, hastalığın daha erken yaşlarda görülme oranını artırmıştır.
HPV ile ilişkisi nedir?
HPV çok yaygın bir virüstür ve cinsel olarak aktif kişilerin büyük çoğunluğu yaşamlarının bir döneminde bu virüsle karşılaşır. Enfeksiyonların büyük kısmı bağışıklık sistemi tarafından birkaç yıl içinde temizlenir ve hiçbir soruna yol açmaz. Ancak HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tiplerle olan enfeksiyon kalıcı hale gelirse, rahim ağzı hücrelerinde yıllar içinde önce kanser öncesi (prekanseröz) değişiklikler, tedavi edilmezse kanser gelişebilir. Bu sürecin genellikle uzun yıllar alması, taramanın neden etkili olduğunu açıklar.
Rahim ağzı kanserinin erken belirtileri nelerdir?
Hastalığın çok erken dönemlerinde genellikle belirti yoktur. Rahim ağzı sürüntü testi (servikal smear) ve rahim ağzının kolposkop denilen büyüteç benzeri ışıklı bir aletle incelenmesi yoluyla rahim ağzı kanserine çok erken dönemlerde bile tanı konabilir. Nispeten daha ileri, ancak hastalığın seyrine göre yine erken sayılabilecek dönemlerde cinsel ilişki sonrası lekelenme veya kanama ve kötü kokulu, et suyu renginde akıntı meydana gelebilir. İlerleyen dönemlerde adet aralarında ya da menopoz sonrasında kanama, kasık ve bel ağrısı görülebilir.
Hangi kadınlar rahim ağzı kanseri açısından riskli gruptadır?
- İnsan papilloma virüsünü (HPV), özellikle yüksek riskli tiplerini uzun süre taşıyan kadınlar
- Erken yaşta cinsel ilişkiye başlayan kadınlar
- Kendisinin ya da eşinin birden fazla cinsel partneri olan kadınlar
- Cinsel yoldan bulaşan başka hastalıklar geçirmiş kadınlar
- Sigara içen kadınlar
- Bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar (HIV enfeksiyonu, organ nakli sonrası bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar gibi)
- Uzun yıllar doğum kontrol hapı kullanan ve çok sayıda doğum yapmış kadınlar
- Düzenli tarama yaptırmayan ya da tarama olanaklarına ulaşamayan kadınlar
Prezervatif kullanımı HPV bulaşma riskini azaltır, ancak virüs kondomun örtmediği deri bölgelerinden de geçebildiği için tam koruma sağlamaz.
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için kadınlar neler yapabilir?
En önemlisi, cinsel olarak aktif her kadının hekiminin önerdiği aralıklarla düzenli tarama yaptırmasıdır. Geçmişte yılda bir smear testi önerilirken, HPV testinin taramaya girmesiyle tarama aralıkları uzamıştır. Türkiye'deki ulusal tarama programında 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV testi ve smear testi yapılmaktadır. Bu tarama aile sağlığı merkezleri ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla da yaptırılabilir. Önceki test sonuçlarınız ve risk durumunuza göre hekiminiz daha sık kontrol önerebilir.
Tarama testinde anormallik saptanırsa kolposkopiyle rahim ağzı incelenir ve gerekirse biyopsi alınır. Kanser öncesi lezyonlar, rahim ağzından küçük bir parçanın çıkarıldığı konizasyon gibi basit işlemlerle tedavi edilerek kansere dönüşmeleri önlenebilir.
HPV aşısı
HPV aşısı, aşının içerdiği virüs tiplerine bağlı enfeksiyonlara ve bunların neden olduğu kanser öncesi lezyonlara karşı koruma sağlar. En yüksek koruma, cinsel yaşam başlamadan önce, ergenlik döneminde yapıldığında elde edilir; daha ileri yaşlarda da hekim önerisiyle uygulanabilir. Aşı olmak taramanın yerini tutmaz; aşılı kadınların da düzenli taramaya devam etmesi gerekir.
Rahim ağzı kanseri ve doğurganlık
Erken evrede tanı alan ve çocuk sahibi olmak isteyen bazı kadınlarda, rahmin korunarak yalnızca rahim ağzının çıkarıldığı doğurganlığı koruyucu ameliyatlar uygun olgularda değerlendirilebilir. Kanser öncesi lezyonlar için yapılan konizasyon işlemi ise sonraki gebeliklerde erken doğum riskini bir miktar artırabilir; bu nedenle bu işlemi geçirmiş kadınların gebelikte bunu hekimlerine belirtmesi önemlidir. Kanser tedavisi öncesinde doğurganlığı koruma seçenekleri için yumurta dondurma tedavisi nedir? yazısına göz atabilirsiniz.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Cinsel ilişki sonrası kanama, adet aralarında ya da menopoz sonrasında kanama, kötü kokulu veya kanlı akıntı ve kasık ağrısı gibi belirtiler olduğunda, tarama zamanınızı beklemeden jinekolojik muayene yaptırmanız önerilir. Diğer kadın kanserleri hakkında bilgi için yumurtalık kanseri ve rahim kanseri yazılarını okuyabilirsiniz.
Jinekolojik muayene ve tarama için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz.
Sorularınız mı var?
Hekimlerimizle ön görüşme için randevu talebinde bulunabilir, telefon ya da WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
