Adet döngüsü (menstrual siklus), bir adet kanamasının ilk gününden bir sonraki adet kanamasının ilk gününe kadar geçen ve vücudu her ay olası bir gebeliğe hazırlayan hormonal süreçtir. Bu süreçte yumurtalıklarda (ovarian siklus) ve rahim iç zarında (endometrial ya da menstrual siklus) birbirine bağlı değişiklikler olur. Yumurtalıklardaki değişikliklere göre adet döngüsü, üç faz halinde incelenebilir;
Yumurtalık döngüsü (ovarian siklus) ve evreleri
- Folliküler Faz: Adet kanamasının ilk günü ile başlar. Beynin alt kısmında bulunan hipofiz bezinden salgılanan ve yumurtalıklarda follikül (içerisinde sıvı, yumurta hücresi ve yumurtayı çevreleyen hücreleri içeren yapı) gelişimini uyaran FSH (follikül stimüle edici hormon) etkisiyle folliküllerde büyüme meydana gelir. Bir süre sonra salgılanan FSH seviyesi bir miktar düşer, bu sayede bir grup halinde büyümekte olan folliküllerden yalnızca bir tanesi öne çıkar ve o ayki olgun yumurtayı oluşturur. Diğer folliküller dejenere olarak bir daha kullanılmamak üzere yok olurlar. Gelişen bu follikül, yumurta oluşturması yanında içerdiği diğer hücreler sayesinde bu dönemde östrojen adlı hormonun da üretilmesini sağlar. Bu hormon rahim iç zarının kalınlaşması, rahim ağzında şeffaf sıvı akıntısının oluşması gibi gebelik oluşmasında önemli birçok basamakta görev alır.
- Yumurtlama Fazı: Kısa bir zaman aralığıdır. Artan östrojen hormonuna dramatik bir yanıt olarak, hızla LH (luteinize edici) hormon düzeyleri yükselir. Bu LH yükselişi yumurtanın son olgunluk bölünmesini tamamlamasını ve follikülden yumurtanın atılmasını sağlar. Bu olay genellikle takip edecek adet kanamasından 14 gün önce meydana gelir.
- Luteal Faz: Yumurtlama ile başlar. Yumurtanın atıldığı follikül, östrojenle birlikte progesteron hormonunu da üretmek için değişimler gösterir ve sarı cismi (korpus luteum) oluşturur. Bu hormon çok önemlidir çünkü rahim içi zarını döllenmiş yumurtanın tutunmasına uygun hale dönüştürür. Gebelik oluşmaz ve sarı cisim gebelik hormonu ile uyarılmazsa, oluşumundan 12 – 14 gün sonra fonksiyonu son bulur. Dolayısıyla progesteron hormon seviyeleri düşer, rahim içi zarı dökülür ve kanama ile dışarı atılır. Gebelik olması durumunda oluşan gebelik ürününden salgılanan HCG hormonunun etkisi ile korpus luteumdan salgılanan progesteron hormonu gebeliğin devamını sağlar ve adet görülmez.
Döngünün uzunluğundaki farklar çoğunlukla folliküler fazın süresinden kaynaklanır; luteal faz kadınların çoğunda 12-14 gün ile oldukça sabittir. Bu nedenle yumurtlama günü, döngünün başından değil beklenen adetten geriye doğru sayılarak tahmin edilir. Bu konuda yumurtlama olup olmadığını nasıl anlarız yazısı ayrıntılı bilgi veriyor.
Rahim iç zarı döngüsü (menstrual siklus)
Yumurtalıklardaki hormon değişikliklerine paralel olarak rahim iç zarı (endometrium) da her ay üç evreden geçer:
- Menstrual evre: Döngünün ilk günlerinde, bir önceki ay hazırlanan rahim iç zarının yüzeyel tabakası kanama ile dökülür.
- Proliferatif evre: Folliküler faza denk gelir. Östrojen etkisiyle rahim iç zarı yeniden yapılanır ve kalınlaşır.
- Sekretuar evre: Luteal faza denk gelir. Progesteron etkisiyle rahim iç zarındaki bezler salgı yapmaya başlar ve doku embriyonun tutunmasına uygun hale gelir. Embriyonun rahme tutunabildiği bu kısa döneme implantasyon penceresi denir.
Normal bir adet döngüsü nasıl olmalı?
Yetişkin kadınlarda adet döngüsü genellikle 21-35 gün arasında sürer ve kişiden kişiye değişir. Kanama çoğunlukla 2-7 gün devam eder. Döngü uzunluğunun aydan aya birkaç gün oynaması normaldir. Ergenlikte adetlerin ilk yıllarında ve menopoza yaklaşırken döngülerin düzensiz olması sık görülür.
Düzenli ve belirli aralıklarla gelen adetler, öncesinde göğüs hassasiyeti ya da hafif karın ağrısı gibi belirtilerle birlikte, genellikle düzenli yumurtlamanın işaretidir. Adetlerin çok seyrek gelmesi ya da hiç görülmemesi ise yumurtlamanın olmadığını (anovülasyon) düşündürebilir.
Adet düzenini etkileyen durumlar
Gebelik ve emzirme dışında adet düzenini bozabilen başlıca durumlar şunlardır: polikistik over sendromu (PCOS), tiroid hastalıkları, süt hormonu (prolaktin) yüksekliği, aşırı kilo alma ya da verme, yoğun egzersiz, uzun süreli stres, bazı ilaçlar ve yumurtalık rezervinin azalması. Rahimdeki myom, polip gibi sorunlar ise döngünün uzunluğundan çok kanamanın miktarını ve süresini etkiler.
Ne zaman hekime başvurmalı?
- Adetleriniz 21 günden sık ya da 35 günden seyrek geliyorsa,
- Gebelik dışında üç ay ya da daha uzun süre adet görmediyseniz,
- Kanama 8 günden uzun sürüyorsa, çok sık ped değiştirmenizi gerektiriyor ya da pıhtılı geliyorsa,
- Adetler arasında ya da ilişki sonrasında kanama oluyorsa,
- Günlük yaşamınızı engelleyen şiddetli adet ağrınız varsa,
- Gebelik planlıyor ve adetleriniz düzensizse.
Gebe kalmak için uygun zamanlamayla ilgili bilgiyi gebe kalmak için doğru cinsel ilişki zamanı yazısında bulabilirsiniz.
Sık sorulanlar
Her ay adet tarihimin birkaç gün kayması normal mi?
Evet. Döngü uzunluğunun aydan aya birkaç gün değişmesi normaldir. Farkın sürekli olarak bir haftayı aşması ise değerlendirilmelidir.
Adet döngüsü yumurtlama olmadan da devam eder mi?
Evet, bazı kadınlarda yumurtlama olmadan da kanama görülebilir; ancak bu kanamalar genellikle düzensiz aralıklarla gelir ve miktarı değişkendir.
Adet düzeninizdeki bir değişikliği değerlendirmek için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz. Diğer bilgilendirici yazılar için blog sayfamıza göz atabilirsiniz.
Prof. Dr. Kubilay Vicdan




