İnfertilitenin değerlendirilmesinde birinci basamak sağlık hizmeti üretenlerin, yani aile hekimlerinin ve aile sağlığı merkezi çalışanlarının rolü, çoğu zaman sanıldığından büyüktür. Birleşmiş Milletler'in 1990'ların ortasında benimsediği tanıma göre üreme sağlığı; tatmin edici bir cinsel hayata ve üreyebilme yeteneğine sahip olmak ve bunu hangi sıklıkta ve nasıl yapabileceğine karar verme özgürlüğüne sahip olmak olarak tanımlanmaktadır. Ancak üreyebilme yetisi ya da fertilite oranları tıbbi ve çevresel çeşitli faktörlere bağlı olarak giderek azalmaktadır. Gecikmiş çocuk sahibi olma yaşı gibi faktörler göz önüne alındığında, bireyler ve sağlık hizmeti sunucuları olarak hepimizin artan "infertilite", yani "kısırlık" gerçeği ile yüzleşip yalnızca onu tedavi etmeye çabalamak yerine, fertilite durumunun önceden değerlendirilmesine ve bu durumun öngörülmesine yönelik tedbirlerin alınmasına katkıda bulunmamız gerekmektedir.
İnfertilite sorununun önüne geçmek ve tedavi edilebilir sorunları zamanında çözmek, bu konudaki farkındalığın artması ile mümkündür. Bu konuda ailelerin çocuklarının üreme sağlığına gösterdikleri özenle başlayan bireysel çabalar yanında, bu bireyleri çocukluk çağından itibaren izleyen ve çift olarak onları her türlü sağlık sorunu yönünden izleyebilen aile sağlığı merkezleri ve çalışanlarının katkıları yadsınamaz.
Bunun için alınacak tedbirlerden birisi "üreme durumu ya da potansiyelinin değerlendirilmesi ve danışmanlık" konusunda sunulan hizmetleri ve bu konudaki toplumsal duyarlılığı artırmaktır. Her sağlık alanında olduğu gibi, ailelerin farkında olmadığı sorunların ileride karşımıza çıkabileceğini önceden tespit edebilen, sorunla karşılaşıldığında uygun ilk değerlendirme ile sorunun varlığını saptayabilen, sonrasında zaman kaybını ve daha fazla zararın ortaya çıkmasını önleyerek çiftleri tedavi alabilecekleri merkezlere yönlendirebilen birinci basamak sağlık hizmeti sunucularının rolünün en açık olduğu konulardan biri infertilitedir.
İnfertilitenin önlenmesine ve tedavisine yönelik hizmetlerin amacı
Bu hizmetin amacı infertiliteyi önlemek ve fertilite tedavisine olan talebi azaltmaya çalışmaktır. Ankara Tüp Bebek Merkezi bu bilinçle hareket ederek çiftlerin eğitim ve bilgilendirmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Birinci basamakta yapılabilecekler üç başlıkta toplanabilir: önleme ve danışmanlık, erken tanıma ve ilk değerlendirme, zamanında yönlendirme.
Önleme ve gebelik öncesi danışmanlık
İnfertiliteye yol açan nedenlerin bir kısmı önlenebilir niteliktedir. Birinci basamak sağlık çalışanları rutin muayeneler sırasında şu konularda bilgilendirme yapabilir:
- Yaş ve doğurganlık: Kadında doğurganlığın 30'lu yaşların ortasından itibaren belirgin biçimde azaldığının bilinmesi, çiftlerin aile planlamasını bilinçli yapmasına yardımcı olur.
- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar: Klamidya ve gonore gibi enfeksiyonlar çoğu zaman belirti vermeden tüplerde kalıcı hasara yol açabilir. Korunma yöntemleri ve erken tedavi önemlidir.
- Kilo, sigara ve alkol: Aşırı kilo, aşırı zayıflık, sigara ve fazla alkol kullanımı hem kadında hem erkekte doğurganlığı olumsuz etkiler.
- Erkek sağlığı: İnmemiş testisin çocuklukta zamanında tedavi edilmesi, kabakulak sonrası testis iltihabının izlenmesi ve anabolik steroid kullanımının sperm üretimini baskılayabileceğinin bilinmesi erkek infertilitesini önlemede rol oynar.
- Gebelik öncesi hazırlık: Gebelik planlayan kadınlara folik asit kullanımı önerilmesi, kızamıkçık bağışıklığının kontrol edilmesi ve kronik hastalıkların düzenlenmesi sağlıklı bir gebelik için temel adımlardır.
İlk değerlendirme
Gebe kalmakta güçlük çeken bir çift birinci basamağa başvurduğunda, çiftin birlikte değerlendirilmesi esastır. Kadında adet düzeni, geçirilmiş enfeksiyon ve ameliyatlar, önceki gebelikler ve kullanılan ilaçlar sorgulanır. Erkekte ise geçirilmiş hastalıklar, ameliyatlar, ilaç ve madde kullanımı öğrenilir. İlk aşamada istenebilecek temel tetkikler arasında yumurtlamanın değerlendirilmesi, tiroid ve prolaktin gibi hormon tetkikleri ve erkekte sperm analizi bulunur. Sperm analizinin nasıl yapıldığı ve yorumlandığı sperm analizi nasıl yapılır, nasıl değerlendirilir yazısında anlatılmaktadır.
Daha ileri tetkikler, örneğin tüplerin açıklığını gösteren rahim filmi (HSG), yumurtalık rezervini değerlendiren testler ve ayrıntılı ultrasonografi genellikle infertilite merkezlerinde planlanır. Kapsamlı değerlendirme adımları için üreme durumunun değerlendirilmesi sayfasına bakabilirsiniz.
Ne zaman yönlendirme yapılmalı?
Zaman, infertilite tedavisinde en değerli unsurlardan biridir. Genel olarak şu durumlarda çiftin bir infertilite merkezine yönlendirilmesi önerilir:
- Kadın 35 yaşın altındaysa, düzenli ve korunmasız ilişkiye karşın bir yıl içinde gebelik oluşmamışsa,
- Kadın 35 yaş ve üzerindeyse altı ay içinde gebelik oluşmamışsa,
- Kadın 40 yaşın üzerindeyse beklemeden,
- Adet görmeme ya da çok düzensiz adet, bilinen tüp hastalığı, ileri evre endometriozis, geçirilmiş kanser tedavisi gibi durumlarda beklemeden,
- Erkekte sperm analizi anormalse ya da bilinen bir üreme sorunu varsa beklemeden.
Birinci basamakta yapılan doğru bilgilendirme, gereksiz bekleme sürelerini kısaltır, tekrarlanan tetkiklerin önüne geçer ve çiftin uygun tedaviye zamanında ulaşmasını sağlar.
Yazar: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Meslektaşlarımız ve çiftler, yönlendirme ve değerlendirme süreciyle ilgili sorular için iletişim sayfasından bize ulaşabilir. Diğer yazılarımıza blog sayfasından göz atabilirsiniz.




